Pazar akşamı yeni bir program hazırlıyorsun. Dersleri günlere dağıtıyor, saatleri yazıyor ve bu kez her şeyi yetiştireceğini düşünüyorsun. Pazartesi iyi geçiyor. Salı günü bir konu beklediğinden uzun sürüyor. Çarşamba, önceki günün işleri de eklenince liste gözünde büyüyor. Perşembe günü ise “Haftaya yeniden başlarım” diyorsun.
YKS çalışma programına uyamamak, her zaman isteksiz veya disiplinsiz olduğun anlamına gelmez. Bazen sorun, planın gerçek bir çalışma gününe yeterince yer bırakmamasıdır.
Programı tamamen değiştirmeden önce nerede aksadığını bulmak gerekir. Başlamakta mı zorlanıyorsun, görevlerin süresini mi yanlış hesaplıyorsun, yoksa küçük bir gecikmenin ardından bütün günü mü bırakıyorsun?
Çalışma programım neden birkaç gün sonra bozuluyor?
Önce son aksayan güne bak. “Yine yapamadım” demek yerine, ne olduğunu somut biçimde yaz.
Örneğin matematik için bir saat ayırmış olabilirsin. Ancak konu anlatımı, örnekler ve sorular iki saate yayılmıştır. Sonraki ders de bu yüzden başlamamıştır. Burada ilk sorun çalışma isteğin değil, görevin kapsamıyla ayırdığın zamanın uyuşmaması olabilir.
Başka bir gün ise programa ne yapacağını yeterince açık yazmadığın için masada kaynak seçerek vakit geçirmiş olabilirsin.
Aksamanın nedeni değiştikçe çözüm de değişir. Her sorunu daha erken kalkarak veya daha uzun çalışarak çözmeye uğraşmadan önce hangi noktayı düzeltmen gerektiğini belirle.
Programıma gereğinden fazla iş yazdığımı nasıl anlarım?
En verimli geçirdiğin günü ölçü alıp haftanın bütün günlerini ona göre dolduruyorsan hedeflerin fazla yüksek kalabilir.
Bir gün uzun süre çalışabilmiş olman, okulun yoğun olduğu veya başka sorumlulukların bulunduğu her gün aynı şeyi yapabileceğin anlamına gelmez.
Birkaç gün boyunca planladığın görevlerle tamamladıklarını karşılaştır. Sürekli listenin son bölümü kalıyorsa şu ihtimallere bak:
-
Görevlerin düşündüğünden uzun sürmesi.
-
Yemek, ulaşım ve dinlenmenin hesaba katılmaması.
-
Aynı güne çok fazla yeni konu yazılması.
-
Soru çözümlerini incelemek için ayrıca zaman ayrılmaması.
Örneğin “İki test çözeceğim” dediğinde yalnızca soruları işaretlediğin süreyi hesaplama. Yapamadığın sorulara dönmek de çalışmanın bir parçasıdır.
Saat saat program mı, görev listesi mi daha kullanışlı?
Günün düzenliyse belirli saatlerde başlamak işini kolaylaştırabilir. Ancak küçük bir gecikmede bütün programın kayıyorsa saatleri fazla sıkı kullanıyor olabilirsin.
Görev listesi ise daha esnek olabilir; fakat başlangıç zamanı belirsiz kaldığında işler akşama kadar ertelenebilir.
İkisini birlikte kullanmayı deneyebilirsin. Çalışmaya başlayacağın aralığı belirle, o aralıkta yapacağın işi de açıkça yaz.
Örneğin “Akşam yemeğinden sonra matematikte belirlediğim alt konunun örneklerini inceleyeceğim” ifadesi hem başlangıcı hem görevi tarif eder. Her adımın kaçıncı dakikada biteceğini önceden bilmen gerekmez.
Programdaki görevler nasıl yazılmalı?
“Türkçe çalış”, “AYT bitir” veya “Eksikleri kapat” gibi ifadeler yön gösterir ama nereden başlayacağını ve ne zaman tamamladığını söylemez.
Görevi yazarken üç noktayı belirtmeye çalış:
-
Hangi konu veya bölüm?
-
Nasıl bir çalışma?
-
Nerede tamamlanmış sayılacak?
Örneğin “Biyoloji çalış” yerine “Bugün öğrendiğim alt başlığı notlarıma bakmadan anlatmayı dene, eksik kalan açıklamaları kontrol et ve ilgili testi çöz” yazabilirsin.
Her görevi uzun uzun tarif etmek zorunda değilsin. Masaya oturduğunda yeniden karar vermene gerek bırakacak kadar belirsiz olmaması yeterlidir.
Yarım kalan işleri sürekli ertesi güne taşımak doğru mu?
Her yarım işi ertesi güne eklemek, günler ilerledikçe büyüyen bir liste oluşturabilir. Bu nedenle taşımadan önce görevin hâlâ öncelikli olup olmadığını kontrol et.
Bir sonraki konuyu öğrenmeni engelleyen temel bir eksik varsa öne alman gerekebilir. Ek soru çözümü niteliğindeki bir görev ise başka bir güne bırakılabilir.
Aynı iş birkaç kez taşındıysa nedenine ayrıca bak. Görev çok mu büyük? Nereden başlayacağını mı bilmiyorsun? Kullanacağın kaynak uygun değil mi?
“Problemler çalış” maddesi günlerdir bekliyorsa bunu daha küçük bir başlangıca çevirebilirsin: Belirli bir problem türünün açıklamasını incelemek ve ilk örneklerini çözmek gibi.
Bir gün aksayınca haftaya yeniden başlamak gerekir mi?
Yeniden başlamak için pazartesiyi beklemek zorunda değilsin. Önce kalan zaman içinde yapılabilecek küçük bir görevi seç.
Sabah planın uygulanmadıysa akşam hâlâ kısa bir çalışma yapabilirsin. Günün tamamını kurtarmaya veya bütün eksikleri aynı anda kapatmaya çalışman gerekmez.
Örneğin yarım kalan testin birkaç sorusunu incelemek, ertesi günkü çalışmanın başlangıcını hazırlamak veya tek bir kavramı açıklığa kavuşturmak mümkün olabilir.
Buradaki amaç aksayan günü hiç yaşanmamış saymak değildir. Programın bir gecikmeden sonra da devam edebilmesini sağlamaktır.
Her boş saate ders yazmak neden sorun çıkarabilir?
Bir konu düşündüğünden uzun sürebilir. Beklenmedik bir ödev gelebilir veya günlük bir iş planını değiştirebilir. Bütün zamanın önceden doluysa bunların yerleşeceği alan kalmaz.
Haftalık programında gerektiğinde kullanılabilecek boş bir çalışma aralığı bırakabilirsin. Her gün buna ihtiyaç duymayabilirsin; ihtiyaç olmadığında ek çalışma yapmak veya dinlenmek için değerlendirebilirsin.
Bu alanı daha programı hazırlarken yeni görevlerle doldurursan esnekliği kaybolur. Boş görünmesi, yanlış planlandığı anlamına gelmez.
Daha küçük hedef koymak beni geride bırakır mı?
Gerçekçi hedef koymakla zorlandığın bütün işlerden kaçmak farklıdır. Hedefi küçültmenin amacı, çalışmayı başlayabileceğin ve takip edebileceğin parçalara ayırmaktır.
Örneğin kapsamlı bir konuyu tek güne yazmak yerine birkaç alt başlığa bölebilirsin. Böylece hangi bölümün tamamlandığını, hangisinde ek çalışmaya ihtiyaç duyduğunu görürsün.
Ancak hedeflerini sürekli küçültüyor ve önemli eksiklere hiç sıra gelmiyorsa haftalık önceliklerini yeniden incele. Küçük görevlerin daha büyük bir amaca bağlanması gerekir.
“Bu hafta hangi konuda ilerlemek istiyorum?” sorusuna cevap ver, sonra günlük işleri bu hedefe göre dağıt.
İnternetteki hazır çalışma programları kullanılmalı mı?
Hazır bir program, planın nasıl düzenlenebileceğini görmek için başlangıç olabilir. Fakat onu hazırlayan kişinin varsaydığı çalışma süresi, konu düzeyi ve günlük düzen seninkiyle aynı olmayabilir.
Programı kullanmadan önce şunları kontrol et:
-
Bilmediğin bir ön koşulun üzerine yeni konu ekliyor mu?
-
Okul ve ulaşım saatlerine uyuyor mu?
-
Zaten bildiğin konulara gereğinden fazla zaman ayırıyor mu?
-
Tekrar ve eksik sorular için alan bırakıyor mu?
Gerekli değişiklikleri yapmadan uyguladığın bir programın aksaması, senin çalışamayacağını göstermez. Programın sana uygunluğunu da değerlendirmen gerekir.
Çalışma programını ne sıklıkla değiştirmeliyim?
Her kötü günün ardından bütün planı yenilemek, neyin işe yaradığını görmeni zorlaştırabilir. Önce küçük bir düzenlemenin yeterli olup olmadığına bak.
Bir görevin süresi yanlış hesaplandıysa onu böl. Belirli bir saatte sürekli işin çıkıyorsa başlangıç aralığını değiştir. Bir konu eksiği ilerlemeyi durduruyorsa önce o eksiğe yer aç.
Hafta sonunda kısa bir değerlendirme yapabilirsin: Neler tamamlandı, neler kaldı ve neden? Aynı sorun birkaç kez tekrar ediyorsa daha kapsamlı bir değişiklik düşün.
Planı değiştirme kararını yalnızca o günkü moraline değil, gözlemlediğin tekrar eden sorunlara dayandır.
Bugün uygulanabilir bir programa nasıl dönebilirim?
Önce biriken bütün işleri yarına sığdırma fikrini bırak. Mevcut listesinden en önemli görevi seç ve başlayabileceğin ilk adımı yaz.
Ardından o adım için uygun bir çalışma aralığı belirle. Tamamladıktan sonra ne kadar sürdüğünü ve nerede zorlandığını not et. Sonraki görevi bu bilgiye göre planla.
Bugün programının bütün kutularını dolduramayabilirsin. Fakat hangi işin neden kaldığını bilirsen yarınki planını daha doğru kurabilirsin. Kullanışlı bir program, yalnızca yapılacakları sıralamaz; gerçek çalışma gününden öğrendiklerinle değiştirilebilir.