Bir denemedeki boş sayısı tek bir problemi anlatmaz. Bazı sorular hiç öğrenilmemiş konudan gelir, bazıları süre dolduğu için görülmez, bazılarıysa iki seçenek veya iki yöntem arasında gereğinden uzun kalındığı için boş bırakılır. Bu üç boş türüne aynı çözümü uygulamak, çalışma zamanını yanlış yere taşır.

Boşları üç kodla kaydedin

Deneme biter bitmez her boşun yanına B1, B2 veya B3 yazın. B1 “bilgi yok”, B2 “başladım ama yöntem kuramadım”, B3 “süre nedeniyle dönemedim” anlamına gelsin. Daha sonra soruyu süre baskısı olmadan yeniden çözün. B3 sorusu evde de çözülemiyorsa asıl sorun süre değil, yöntem veya bilgidir.

Boşların hangi testin hangi bölümünde biriktiğine de bakın. Son on soruda yoğunlaşan boşlar tur planını; testin başında dağınık boşlar ise konu veya soru seçimi sorununu gösterir. iki turlu çözüm protokolü ile test sırasını ayrıca sınayabilirsiniz.

Karar eşiğini önceden belirleyin

Sınav sırasında “biraz daha uğraşırsam çıkar” düşüncesi dakikaları görünmez biçimde tüketir. Denemeden önce iki işaret belirleyin: soruda ilerleme üretemediğiniz yaklaşık süre ve ikinci turda geri dönmeye değer olduğunu gösteren ipucu. Örneğin problemde denklem kurulamadıysa ilk turda bırakmak; şekil çizildi ve tek işlem kaldıysa işaretleyip dönmek mantıklı olabilir.

  • İlk turda hızlı kazanılabilecek soruları toplayın.
  • Geri dönüş işaretini soru numarasına kısa bir simgeyle koyun.
  • İkinci turda önce çözüm yolu oluşmuş sorulara dönün.
  • Son iki dakikayı yeni soruya değil kodlama ve işaret kontrolüne ayırın.

Azalan boş gerçekten kazanç mı?

Boş sayısı azalırken yanlış sayısı hızla artıyorsa karar eşiği fazla gevşemiştir. Başarı ölçüsü yalnız daha az boş değil, boşların doğruya dönüşme oranıdır. Beş deneme boyunca “ilk tur boşu, ikinci tur denemesi, doğruya dönen, yanlışa dönen” sütunlarını tutun. Böylece riskli tahmin ile verimli geri dönüşü ayırabilirsiniz. Hedef her soruyu işaretlemek değil, elinizdeki süreyi en yüksek beklenen neti üretecek biçimde kullanmaktır.